rocker_tr Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Misafir. Üye olmadan linkleri göremezsin Üye olmak için tıklayınız
Benim 12 yaşında Normal modluk seviyesini geçmiş Super Moderatörüm vardı. 30-40 yaşında bir kişiyi aratmayan olgunluğu davranışı vardı. Japonya da ilköğretimdeki çocuklar. Okul kulüplerine giriyorlar. Bizdeki gibi iki haftada bir girilen 30 dakikalık kolluk kulüpleri gibi değil. En az 5 kişi bulunuyor bir bölüm açıyorlar. Bunların başarılarına göre de bütçe alıyorlar ve bu bütçeyi yönetiyorlar. Okul konseyi okulu yönetiyor. Bu konseyde öğrencilerden oluşuyor başında bir başkan ve yardımcısı kayıtları tutan sekreter bölümü de öğrencilerden oluşuyor. Külüplerin bütçesinide bu meclis ayarlar, idaresini düzenini kontrol eder, festivallerin hazırlıklarını yürütür. Kulüp başkanları bir sorun olduğunda okul konseyine başvuruyor. Aşılamayacak durumlarda konsey başkanı okul müdürüyle görüşüyor. Okulların da hademe yok öğrenciler tüm temizlikleri yapıyor. Pisletirlerse kendileri temizleyeceklerini bildiklerinden temiz tutuyorlar. Bizde hademelerin canı çıkıyor o tuvaletleri temizleyesiye tanir edesiye kadar. Küçücük yaşta onlara çocuk bunlar deyip yetişkinler işleri yürütmüyor. Sadece kontrol edip gözlemliyorlar. Avrupa da aile küçükten çocuğa birey gibi davranıyor. Anaokulunu Almanya'da okudum. Bana birey gibi davrandıklarından 7 yaşında Türkiye de insanların çocuk gibi davrandıkların da bunlar salak mı diye bakıyordum. Facebook'u adam üniversitede kurarken şirket zihniyetiyle kuruyor. Bizde site tuttumu şirket zihniyeti olmadığından ucuza bir şirkete satılı veriliyor. Nedeni iş hayatına girene kadar toplum tarafından çocuk muhammelesi çekilmesi yüzünden. Ailelerde kazık kadar olsan da çocuk muhammelesi devam eder. 85 yaşında kadın 60 yaşında çocuğu hiç büyümez. Bak şundan ye, onu çıkart bunu giy, dur üstünü şöyle toplayayım.
5-6 yaşındaki bir kişiyi bile çocuk bu aklı ermez deyip çocuk muhammelesi yapıp ona göre konuştuğumuz sürece bu ülkede halka semer vuran çok olur. Okumak konusuna gelirsek. Sürekli okuyacaklar, okuyacaklar. Okuduklarını da anlayıp yorumlayacaklar kendi fikirlerini geliştirip üstüne koyacaklar. Bilgi, söz, kelime dağarcığı, iyi sözcükler üretip iyi hitap etmek ancak okumakla olur. Hatta yüksek sesle kitabı okuyarak diksiyonunu geliştirecek ki youtube çıkıp insanlarla güzel muhabbet ederek konuşabilsin, hele en önemlisi özgün iyi içerikler üretebilsin. Okumayanları görüyoruz ya küfür basıp duruyorlar, ya da eee şimdi biradan sola dönüyoruz sonra şurada şey gibi her neyse ondan yapıyoruz diyorlar yada başka içeriği alıyorlar kendileri bir iki resim ekleyip üstüne mikrofonda okuyorlar özgün kanalım diyorlar. Kuran-ı Kerim bile OKU ile başlıyor. Okumak zor geliyorsa. Buralarda hiç dolanmasın gitsin bir tamirciye meslek edinsin.